Kamera önünde de arkasında da şenlik var!

Demet Akbağ’ın üzerine çekilen dördüncü film ‘Görevimiz Tatil’in izleyiciye ne kadar kahkaha attıracağı 23 Mart’tan itibaren anlaşılacak ama İzmir’in güzel ilçesi Birgi’deki set izleniminden ortaya çıkan sonuç: ‘Keşke kamera arkasında yaşananları da çekseler.

Kamera önünde de arkasında da şenlik var!

Demet Akbağ’ın üzerine çekilen dördüncü film ‘Görevimiz Tatil’in izleyiciye ne kadar kahkaha attıracağı 23 Mart’tan itibaren anlaşılacak ama İzmir’in güzel ilçesi Birgi’deki set izleniminden ortaya çıkan sonuç: ‘Keşke kamera arkasında yaşananları da çekseler. Ne güzel film olurdu’

KAMERA ARKASINDAN DA BİR FİLM ÇIKAR 

Demet Akbağ’ın kamera karşısına geçtiği 22’nci sinema filmi. Murat Şeker’in yönetmen koltuğuna oturduğu 12’nci sinema filmi. 

‘Görevimiz Tatil’...

Yılmaz Erdoğan, filmlerindeki ve tiyatro oyunlarındaki rolleri Demet Akbağ’a yazdı. Ata Demirer, ‘Eyyvah Eyvah’taki ‘Firüzan’ı Demet Akbağ’ı hayal ederek bir vücut haline getirdi. Sermiyan Midyat, Demet Akbağ’ın rol alması halinde ‘Hükümet Kadın’ı senaryolaştırıp çekti. Keza Çağan Irmak da Demet Akbağ’ın kabul etmesiyle yazdığı ‘Nadide Hayat’ı beyazperdeye taşıdı.

Şimdi sıra Murat Şeker’deydi.

12 yıllık kariyerini Demet Akbağ ile taçlandırmak istiyordu. Neden mi? O Demet Akbağ ki son 30 yılda en çok filmde rol alan bir isimdi. O Demet Akbağ ki canlandırdığı karakterlerin çeşitliliği açısından da filmlerinin izleyici sayısı açısından da rakipsizdi. O Demet Akbağ ki tiyatroda ve televizyonda olduğu gibi sinemada da üç kuşağa hitap edebilmişti. Sonuç olarak Demet Akbağ idi. Murat Şeker, birlikte çalışmak istediği Demet Akbağ ile geçtiğimiz yıl Adana’da karşılaştı.

- Demet Hanım, sizinle hiç iş yapmadık. Birlikte bir film çekmeyi çok isterim...

- Çakal olur aklını alırım ama...

Adana’da bu konuşmayla arkadaşlıkları başlayan Demet Akbağ ile Murat Şeker, İstanbul’a döndükten sonra sık sık buluşup birlikte film çekmek için proje geliştirme üzerine çalıştı. O çalışmayla da Şeker’in aklındaki hikâye gelişti. En sonunda hikâye üzerinde mutabık kalındıktan sonra senaryo yazıldı. Dünya sinemasında da Türk sinemasında da eşine ender rastlanır bir durum yaşanmıştı. Senaryoya göre oyuncu belirlenmemiş, oyuncuya göre hikâye belirlenip senaryo yazılmıştı. Hoş, Demet Akbağ, bu durumu daha önce üç kez yaşamış olsa da ilgi çekiciydi.

‘Görevimiz Tatil’in setine gidilmeli, bu olağan dışı durum yerinde gözlemlenmeliydi.

Aile babamız ‘Sıtkı’ (Zafer Algöz) Moliere’in ‘Cimri’sindeki ‘Harpagon’u bile mumla aratacak bir adamdır. Eşi Türkan (Demet Akbağ) ise yaşadığı hayattan bıkmış, kocasının çocuklarına ve kendisine olan ilgisizliğinden yana pek dertlidir. Hatta isyan bayrağı çekecek kadar gözünü karartmıştır. En son tatile ne zaman gittiklerini bile hatırlamayacak kadar birbirinden kopmuş aile fertlerinin tekrar kaynaşması için terapistlerinin telkinleri sonunda sonuç verir.

istanbul’dan kiralanan karavanla Antalya’ya doğru yola çıkılır. Tabii ki her şey yolunda gitmez. Ege’nin bir köyünde o karavan bozulur ve cümbüş başlar. Oyuncuların dediğine göre hem de ne cümbüş. Öyle böyle değil.

Tam bir aile komedisi.

Hem de iki kez. Birincisi bir ailenin tatile çıkmaya kalkışmasıyla yaşanan komik olayları içeriyor. Diğeri ise izleyicilerin bütün aile fertleriyle aynı anda izleyebilecek olmalarının ‘Görevimiz Tatil’in ortak yapımcısı, senaristi ve yönetmeni Murat Şeker’in garantörlüğünün altında bulunması. Filmin seti Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biri olan Birgi’de kurulmuş. Ki o Birgi UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne eklenerek koruma altına alınmış. Küp Uçuran Kalesi, Çakırağa Konağı, Birgivi Mehmet Efendi Medresesi, Aydınoğlu Hamamı gibi günümüze ulaşmış güzellikleri görmek gerekir ama ondan önce sete gidilmeliydi.

BİRİNCİ GÜN 

Hava ılık, setin kurulduğu Birgi’nin çar- şısı kalabalık. Birgililer hem ünlü oyuncuları hem de bir filmin nasıl çekildiğini görmek için setin çevresine konuş- lanmışlar. Demet Akbağ, karavanının içinde saç ve makyaj hazırlığında. Zafer Algöz, Küp Uçuran Kalesi’nin duvarına oturmuş replikleri için ezber tekrarında. Sarp Apak, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Ahmet set yakınlarında karşılaşıp sohbet ettikleri hayranlarıyla. Murat Şeker, asistanlarıyla çekilecek plan üzerine konuşmakta.

Vakit tamam. Herkes kamera karşısında.

Önce set görevlilerinin bütün çarşıda yankılanan ‘Sessizlik’, ardından da yönetmen Murat Şeker’in ‘Buyrun, çekiyoruz. Kamera!’ nidaları. Demet Akbağ, Zafer Algöz, Sarp Akkaya, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Ahmet ve gelecek vaat eden Ali Keçeli... Bütün başrol oyuncuları sabahtan akşama kadar zor bir sahnenin çekimi için ter döküyor.

Her çekim sonrası Demet Akbağ, monitöre bakarak Murat Şeker ile görüş alışverişinde bulunuyor. Her ikisinin onayı sonrası bir başka sahnenin çekimine geçiliyor. Söz konusu sahnede yer alan oyuncular kalabalık olunca toplu çekim, bireysel çekim, birkaç açıdan çekim, genel plan, yakın plan derken akşam oluyor. Herkes oteline çekilmiştir. Bir cümbüş de akşam yemeği esnasında yaşanacakmış meğer. O gün Beşiktaş’ın maçı var. Hal öyle olunca kopkoyu bir Beşiktaş taraftarı olan Zafer Algöz televizyonun karşısına geçmeden önce saatlerce psikojik olarak hazırlandı. ‘Beşiktaşım oleyyy.’ Sanırsınız Zafer Algöz Beşiktaş’ın başkanı. Veya teknik direktörü. Veya kaptanı... Yani o kadar.

Beşiktaşın futbolcuları maç- lara psikolojik olarak Zafer Algöz’ün yarısı kadar hazırlanabilse her sezon açık ara şampiyon olur. Hatta Şampiyonlar Ligi ve ve Süper Kupa’da da. Akşam maç saati. Demet Akbağ, Zafer Algöz ve Murat Şeker ayrı masalarda oturuyor. Niye mi? Çünkü Akbağ, Algöz’ün Galatasaraylı versiyonu. Şeker ise futbol, basketbol, voleybol ve diğer bütün branşların yurtiçi, yurtdışı maçlarına gidecek kadar acayip kopkoyu bir Fenerbahçeli. Durum böyleyken maç yayınının olduğu saatte aynı masada oturmaları sinir sağlıkları açısından pek iyi olmayacak. Beşiktaş gol atıyor. Zafer Algöz, Demet Akbağ ile Murat Şeker’in masalarına gidip şovunu yapıyor. Beşiktaş gol yiyor, şov sırası Akbağ ile Şeker’e geliyor. Tam bir cümbüş.

O anda yaşananlar ayrı bir komedi filmi olur. Belli mi olur? Murat Şeker bu. O atmosferdeki komediyi yapımcı, senarist ve yönetmen gözüyle herhalde daha iyi sezmiştir. Beşiktaş’ın evinde berabere kalmasıyla günün hüzünlüsü Zafer Algöz, günün keyiflileriyse Demet Akbağ ile Murat Şeker oluyor.

Bu arada dipnot: Murat Şeker ilk kez bir filminde Fenerbahçeli olmayan oyunculara rol verdi.

RAKAMLARLA DEMET AKBAĞ

Film Sayısı: 22

Dizi Sayısı: 17

Ödül Sayısı: 3

İzleyici Sayısı: 29 milyon 655 bin 287

Filmlerinin Hasılatı: 243 milyon 835 bin 65 TL

İKİNCİ GÜN

Hava yine ılık. Bu kez Ödemiş’in Yusuflu Köyü’ndeki set çevresi bir hayli kalabalık. Murat Şeker’in ve set görevlilerinin nidaları bu kez Yusuflu Köyü’nü inletiyor. ‘Türkan’ önde ‘Sıtkı’, ‘Ali’, ‘Gülizar’, ‘Melike’, ‘Muhtar’ ve olabildiğince kalabalık köy ahalisi arkasında koşturuyor. Genel plan, yakın plan, ayak planı, drone çekimi, tekrar derken oyuncuların birkaç kilo vermeleri işten bile değil. Karavanlarının bozulmasıyla sığındıkları köyde yanlış giden ne varsa ‘Türkan’ onun peşinde etrafa talimatlar yağdırıyor. Tam da hükümet olacak kadın. Pardon, zaten olmuştu. Ünlü yönetmenimiz Murat Şeker bugün biraz gergin. Dış çekim olduğu için bir gözü sürekli havada. Bulutları kontrol ediyor. ‘Yağmur yağacak mı, yağmayacak mı?’ Elinde telefon, bölgenin hava durumunu saat saat gözden geçirip ‘Sanki yağmayacak’ diyor. Çekim arasında konuşuyoruz... 

Demet Hanım olmasaydı bu filmi çekmeyecek miydin?

- Evet, çekmeyecektim.

Neden?

Demet Abla benimle çalışmayı kabul ettikten sonra bu hikâye çıktı. Sonra proje üzerine çalıştık. Demet Akbağ’ın çekimlerine ara verildi. Birkaç asırlık zeytin ağacının altında soluklanıyor. Hemen soruyorum... 

Siz kabul etmeseydiniz bu film çekilmeyecekti.

- Murat teveccüh gösterdi. 

Daha önce de üzerinize üç film çekilmişti...

Demet Akbağ’dan tatlı bir gülümseme... Murat Şeker’in hayalini bir vücut haline getiren Demet Akbağ ile rol arkadaşları Zafer Algöz, Sarp Akkaya, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Ahmet ve Ali Keçeli günün sonunda bir hayli yorgun düşseler de izleyiciye vaat ettikleri komedinin bir parçasını daha çekmenin huzuru içinde otellerine döndüler.

Daha sonraki günler ikinci günün akşamında ne gibi zıpırlıkların yaşandığını bilemiyorum. Sadece Murat Şeker’in kamera arkasında yaşananları bir şekilde film haline getirmesi halinde karınlarına ağrılar girecek olan izleyiciye büyük keyif vereceğini biliyorum. En azından bir kamera arkası bölümü hazırlamalı.

RAKAMLARLA MURAT ŞEKER

Yönetmen: 12

Senaryo: 10

Yapımcı: 9

Oyuncu: 3

İzleyici Sayısı: 5 milyon 295 bin 773

Filmlerinin Hasılatı: 51 milyon 962 bin T

Görevimiz Tatil
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER